"ÖMER SEYFETTİN-HİKAYELER" Mecburi Kıraat Serisinin İlk Kitabı Neşrolundu

İstiklal Marşı Derneği'nin hazırladığı ve TİYO’nun "Mecburi Kıraat" adlı yeni serisinin ilk kitabı olan "Ömer Seyfettin - Hikayeler" neşrolundu. Yazımızı geri almak için başlattığımız bu yeni neşriyatımızın ilk kitabında Ömer Seyfettin'in şu hikayeleri yer alıyor: Falaka, Nakarat, Vire, Kütük, Diyet, Penbe İncili Kaftan, Forsa, Başını Vermeyen Şehit, Kurbağa Duası, Topuz, Piç, And, Ferman, Yüksek Ökçeler, Bomba, Beyaz Lale, İlk Namaz. Türk milletine bu hikayeleri ve daha nicelerini hediye etmiş Ömer Seyfettin'in yazdıkları harf inkıkabı dolayısıyla muhafaza edilemedi. Yazdıklarının neredeyse yarısı kayboldu, kaybedildi, yok edildi. Elde olanların da birçoğu Latin yazısına aktarılırken tahrif edildi. Ömer Seyfettin'in cesedinin kadavra olarak kullanıldığını biliyorsanız yazdıklarının başına neler geldiğini anlamanız hiç zor olmayacak. Mecburi Kıraat serimizin bu ilk kitabı harf inkılabından bu yana Ömer Seyfettin’in yazdıklarını ilk defa yazının aslıyla ve doğru okuyabilme imkanı sunuyor. Yazımızı kaybettikten sonra hikaye sahasında eşi benzeri bir daha ortaya çıkmayan, millet hayatımızın bu nadide eserlerini yazıldığı şekliyle, Türk yazısıyla okumağa davet ediyoruz. Davete icabet etmek mecburidir zira Türk varlığı ancak dilimize, lisanımıza, lügatimize yani yazımıza sahip çıkarak idame edebilecektir. Kitabın arka kapağında ise İsmet Özel’den bir iktibas var:

 
Mehmet, Mehmet! Canını verdin! Başını verme Mehmet!
 
Bugün Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet varsa Türk’ün ölüsünün temin ettiği devlettir. Şimdi bu ölü devlet üstünde operasyon yapmaya çalışıyorlar. Kadavrayı kesip biçmeye çalışıyorlar. Biz şimdi ölmüş halimizle bu kadavraya müdahale edilir mi edilmez mi, böbreği, ciğeri çıkarılır mı çıkarılmaz mı, bunla uğraşıyoruz... Bu kadavraya dokundurtmazsak bu muazzam bir iş olacak. 
 
(...) Bu kadavra Ömer Seyfettin’in hikâyesindeki Mehmet’tir. Mehmet, canını verdin başını verme, diye arkadaşı bağırdığı zaman, ceset kalkar, başını kâfirin elinden alır. Bu da bir mitos mudur? Oluversin. Ama böyledir bu iş. Ölmüş adam gider, başını vermez. Birbirimizi heyecana getirip kandırmanın bir âlemi yok. Sen kendine bak. Leş yiyen bir köpek misin, değil misin, onu anla."  (Saymayan Sayılmaz Konuşmaları 2 - İsmet Özel)
 
 
 
 
"SÖYLEYEN BİLMEZ BİLENLER SÖYLEMEZ" Neşrolundu

TİYO Yayıncılık “Türkçeden İslâma Giriş” serisine bir telif eser daha kattı.

ŞUBE GENEL KURULLARI

İstiklâl Marşı Derneği Şubelerinin Olağan Genel Kurulları Şube Merkezlerinde yapılacaktır.

"DÜNLENMEK, BUGÜNLEMEK, YARINSAMAK" Çelimli Çalım'ın On Altıncı Sayısı Çıktı

Çelimli Çalım Mecmuamızın on altıncı sayısı "DÜNLENMEK, BUGÜNLEMEK, YARINSAMAK” manşeti ile neşroldu.

"CUMA MEKTUPLARI II" Neşrolundu

Cuma Mektupları II: Yeni edisyon ve yeni önsöz ile tek ciltte toplandı.

DÖRDÜNCÜ OLAĞAN GENEL KURULUMUZ YAPILDI

İstiklâl Marşı Derneği'nin Dördüncü Olağan Genel Kurulu 21 Mayıs Cumartesi günü Ankara'da yapıldı.

"ÇELİMLİ ÇALIM"IN ÜÇÜNCÜ SAYISI ÇIKTI!

İstiklâl Marşı Derneği’nin yayınladığı “Çelimli Çalım” mecmuamızı üçüncü sayısı çıktı. 24 sayfa olarak hazırlanan mecmuamızda dernek üyelerimizin yazıları ve Genel Başkanımız ile yapılan "İstiklâl Harbi Bitti Diyenler Tasfiye Edilmeli!" adlı mülakat yer alıyor. 

HANYALI KONYA - 6. Sayımız Neşrolundu

Konya Şubemizin neşrettiği «HANYALI KONYA» mecmuamızın altıncı sayısı İsmet Özel’in yazı başlığı olan «Türk Faşizminin Göründüğü Kadar Görülmeyen Tarihi » manşetiyle çıktı.

VATAN SAHİBİ OLMAK, OLMANIN KENDİSİDİR

İstiklâl Marşı Derneği'nin kuruluşundan bir sene sonra Gaziantep şubemizin açılması dolayısıyla o zaman Genel Başkanımız şimdi Fahri Genel Başkanımız olan Şair İsmet Özel "İstiklâl Marşı: Abide Milletin Kaidesi" başlıklı bir konuşma yapmıştı.