İstiklâl Takviminin Yenisi Çıktı!

İstiklâl Takviminin yenisi (1434) çıktı!

İstiklal Takvimini şubelerimizden ve TİYO Yayıncılık'tan temin edebilirsiniz.
 
 
TİYO
Ankara Cd. Ünal Han. No:21/1
Cağaloğlu - İstanbul
Tel : (212) 511 01 71
tiyoyayinlari@gmail.com


 


 

 

 

 

 

 

 

Allah, insanı ahsen-i takvim üzere yaratmıştır. Hâtem-ül Enbiya olan Resul-ü Ekrem’le dinini ikmal etmiş, üzerimize olan nimetini tamamlamış ve ahsen-i takvim üzere yarattığı insan için din olarak İslâm’ı seçmiştir. Müslüman olarak itibar ettiğimiz takvim ve harfler ikmâl edilmiş dinin, tamamlanmış nimetin dışında düşünülemez. Tarih takvimle tarih olur. Sadece biz Müslümanların tarihi değil; modern manada tüm insanlık tarihi Hicret’le başlamıştır. Tarih, evvel emirde zamanın hangi esasa göre tayin edildiğine dair bilginin adıdır. Öncelikle vakti geleni ve vakti geçeni bize haber verir. Tarih içinde takvimi işleyenler bir kıvama erer. Bugün Hicrî Takvim isimlendirmesi ile bildiğimiz kamerî takvim Allah katındaki takvimdir. Yerler ve gökler bu takvime göre yaratılmıştır. Dünyada olup biten bütün hadiseler bu takvime göre cereyan eder. Melekler bu takvime göre işlerini yapar ve bir gün kıyamet de bu takvime göre kopacaktır.

1582’de,  yani “Türkler yenilebilir” fikrinden sonra mîlâdi takvimleri işlemeye başlayan Batılıların, yenilse de kendi çağında yaşayan Türklere vurdukları ilk darbe -Papa VIII. Gregory'in takvimine göre- 13 Mart 1840’da Tanzimat’ın ilk meyvesi olarak yutturulan Rumî Takvim oldu. Rumî Takvim hilesine başvurarak durumu idare etmeye çalıştığımızdan beri kendi çağımızda yaşamıyoruz, gerçek zamana ayak uyduramıyoruz. 26 Aralık 1925’e kadar Hicrî Takvim ve saatimizi yedeğimizde  saklayarak geldik. Önce takvimimiz ve saatimiz elimizden alınarak vakitsiz, sonra 1 Kasım 1928’de harflerimiz hayatımızdan çekilerek dilsiz bırakıldık.

Bu sâiklerle  hem gerçek zamanın neresinde olduğumuzu hem de yazımızın aslına olan vukûfiyeti temin etmek amacıyla İstiklâl Takvimi hazırladık. Her sene yenilenerek sahici bir maarif takvimi olmasını, kaybettiklerimizi hatırlatmasını, onları elde etmenin yollarını açmaya vesile olmasını ümit ettiğimiz takvimimizin 1434 yılı için ikinci baskısı  yapılmıştır. Eskimez yazının öğrenilebilmesi için her güne ait sahifenin bir ders olarak tertip edildiği takvimimizde ezan vaktileri ezanî saate göre verilmiştir.

İstiklal Takvimini şubelerimizden ve TİYO Yayıncılıktan temin edebilirsiniz.
www.tiyo.com.tr

Çelimli Çalım'ın On Yedinci Sayısı Çıktı

Çelimli Çalım Mecmuamızın on yedinci sayısı "İSTİKLÂL MARŞI’NI ANAYASA’YA KOYMAYANLAR, İSTİKLÂL MARŞI’NDAN ANAYASA ÇIKARAMAYANLAR” manşeti ile çıktı.

SINIF BİLİNCİ İKİNCİ MERHALE DÖRDÜNCÜ NÜSHA NEŞROLUNDU!

İstiklâl Marşı Derneği olarak başından itibaren Türk milletinin veba ve kolera arasında tercih yapmak durumunda bırakılmasını kabul etmedik ve dayatılanların tercihmiş gibi sunulmasına karşı biz hep işimize baktık.

Genel Başkanımızın yeni kitabı "Desem Öldürürler, Demesem Öldüm" çıktı.

Derneğimizin ve Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in kitapları artık TİYO'dan çıkıyor!

1443 İSTİKLÂL TAKVİMİ NEŞROLUNDU!

1443 İstiklâl Takvimi'nde derneğimizin şubesinin olduğu dört vilayetimizin (İstanbul, Ankara, Konya, Adana)...

MÜSLÜMANIN İLK VAZİFESİ TERÖRİST OLMAKTIR! - “Yeni Kana Yasa / Yenik Anayasa” paneli yapıldı

İstiklâl Marşı Derneği’nin “Yeni Kana Yasa / Yenik Anayasa” adlı paneli 10 Ekim Cumartesi günü Ankara'da gerçekleştirildi.

TÜRKÜM DOĞRUYUM İNTİKAMIM ÜLKEMDİR PANELİ

"TÜRKÜM DOĞRUYUM İNTİKAMIM ÜLKEMDİR" kitabının neşrolunması münasebetiyle İstanbul'da Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel himayesinde 2 Cemaziyelevvel 1441 Cumartesi günü İstanbul'da tertiplenen panelin tam metni:

İSTİKLÂL TAKVİMİ 1436 ÇIKTI

İstiklâl Takvimi’nin 1436 senesine ait nüshası yeni resimleri, yeni dersleri, yeni temrinleri ve yepyeni şekliyle neşrolundu.

"Çatallı Dil Yılana Mahsus Değil, Yılmazın Da Dili Çatallı Olur" Neşrolundu

Derneğimizin Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Lütfi Özaydın’ın “Çatallı Dil Yılana Mahsus Değil, Yılmazın Da Dili Çatallı Olur” kitabı Türkçenin Kur’an-ı Kerim’den neşet etmiş bir lisan olduğunu kelimeler ve Türk hayatı üzerinden izah ediyor.