Çelimli Çalım Mecmuamızın on ikinci sayısı "ANAMIZ, AVRADIMIZ, YARİMİZ; KADIN MI TÜRK KADINI MI?” manşeti ile çıktı.
"Türkler hep gerçekçi oldu ve imkânsızı istedi. Çareyi mümkün olan ne ise onun dâhilinde arayanların hepsi Türk düşmanıydı. Bu mantık bizi “işin oluruna bakalım” der demez Türklükten, yani İslâm dairesinden çıkılacağı noktasına götürüyor. Çünkü İslâm dairesi doğduysa eyyamcılığı terk ile şirk sahasının dışına çıkanların tavırlarından doğdu. Niçin Mekke’den Medine’ye hicret ettik? Ve hicretimizin akabinde niçin Mekke’yi fetih hazırlıklarına vakit geçirmeden giriştik? Zamana ayak uydurma tekliflerine yüz vermediğimiz, o günün şartlarını hesaba katmadığımız, işin oluruna bakmadığımız ve emri Allah’tan gayrısından almağı reddettiğimiz için. İslâm dairesinde kalmak Türkiye’yi Türkiye yapan ne kaldıysa hepsini muhafaza ve müdafaa etmeksizin, Türkiye’yi Türkiye yapan ne idiyse onun idamesi uğruna muharebeye hazır bir asker hüviyeti kazanmaksızın mümkün değildir. "
Derneğimizin hazırladığı "Takvim Risalesi" neşrolundu.
İstiklâl Marşı Derneği’nin “Yeni Kana Yasa / Yenik Anayasa” adlı paneli 10 Ekim Cumartesi günü Ankara'da gerçekleştirildi.
Sınıf Bilinci’nin ikinci merhalesindeyiz. Evvelce Güz, Kış, Bahar, Yaz olarak dört nüsha neşrettiğimiz Sınıf Bilinci’ni bu sene sekiz nüsha neşredeceğiz.
3 Kasım Cumartesi günü İstiklal Marşı Derneği Sakarya Temsilciliği açılışı basın toplantısının ardından ikindi namazını müteakip Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in "Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir" kitabının neşri münasebetiyle "Niçin Bu Kitap Vitrinde Değil" serlevhalı panel yapılacaktır.
İstiklâl Marşı Derneği’nin Hanyalı Konya mecmuası tanıtım toplantısı yapıldı.
"TÜRKÜM DOĞRUYUM İNTİKAMIM ÜLKEMDİR" kitabının neşrolunması münasebetiyle İstanbul'da Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel himayesinde 2 Cemaziyelevvel 1441 Cumartesi günü İstanbul'da tertiplenen panelin tam metni:
Hıristiyan takvimine göre 1942 yılında bağımsız kelimesi müstakil kelimesi yerine teklif edilince Refik Halid "Bağımsız denilince göz önüne ipini koparmış yahut henüz ipi takılmış haşarı bir at veya keçi geliyor." demişti.