Evet… Acı, fakat hakikat... Akif, Mehmet Akif öldü. Onu bütün bir gençlik, bütün bir münevver kütle mezarına kadar eli üstünde taşıdı. Okşanmıya en ziyade muhtaç olduğu son günlerinde unutulan, hatta bazı yılışık ağızlarda inkâr edilen Akif için, gençliğin ve münevver kütlenin bu kadrişinaslığı muhakkak ki büyük ölü hesabına bir mazhariyettir. Çanakkalenin Akif'in yüksek ilhamından doğan muhteşem destanının ebedi akisleri hâlâ kulağımızda çınlıyor. İstiklâl marşı, mübarek vatan şehitlerinin aziz bir hatırası gibi bugün gönüllerimizdedir. Bu destan ve bu vatan şairini kaybetmekle, hem de unutarak kaybetmekle duyduğumuz acı hiç bir zaman dindirilemiyecektir.
İbrahim Alâettin Gövsa, Karikatür, 30 İkinci kânun 1936, s.13

Mustafa Kara, Bilal Kemikli - Bülbülün Şarkısı
Her söylendiği zaman, bizi milli tarihimizle buluşturan İstiklâl Marşı'yla hafızalara kazınmış olan Mehmed Akif Ersoy'un büyüklüğü elbette tartışmasızdır. Büyük Millet Meclisi'nin
İstiklal marşı, bir kere marş olarak yazılmamıştır...
Bir millî marşa olan ihtiyacımız etrafında yaptığımız neşriyat, şehrimiz musiki âleminde ve Darülfünun muhitinde derin akisler uyandırmıştır.
"Böyle söylenen milli marş olmaz."
Bütün milli maçlarda olduğu gibi, hafta ortasındaki Romanya maçında da, eğer saha kenarında ya da ekran önünde idiyseniz...
İstiklâl Marşı Bütün Halka Öğretilecek
23 Nisan Bayramında Binlerce Genç Millî Marşımızı terennüm Edecek
İLAHİ’DEN MARŞA
“İstiklal Marşı” sözünü bile ilk defa duyuyordum. Tekkedeki ilahilerden, okuldaki marşa gelmiştim.


