“TOPARLANIN, GİTMİYORUZ”

Geçtiğimiz günlerde AKP’li Meclis Başkanı'nın İsmet Özel’in sözlerini tahrif ederek anması hakkında bir yazı neşretmiş, bir çetele tuttuğumuzu da o yazıda söylemiştik. Bu sefer AKP Grup Başkan Vekili  İstanbul seçimlerinden sonra İsmet Özel’in üç ciltlik kitabının ismi ve aynı zamanda Türkiye’yi dolaşarak verdiği konferansların serlevhası olan “Toparlanın, Gitmiyoruz” sözünü sarf etmiş. Yıllardır hem Türkiye’nin felakete sürüklenmesi hadisesinin acenteliğini yapanlar hem de münadinin sesinin ulaşacağı kulakları tıkama, sağırlaştırma, yok etme ile vazifeli bulunanlar bugün hiç ar etmeden, pervasızca İsmet Özel’in bu sözüne musallat oluyorlar. Lafı uzatmayıp İsmet Özel’in Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü kitabından birkaç cümleye yer veriyoruz:

“Ben İstiklâl Marşı Derneği ku­rulmadan önce de “Toparlanın Gitmiyoruz” konuşma­larında hep şunu söyledim, dedim ki: “Ben bir felâkete mani olmak üzere konuşmuyorum. Ancak felâket vuku bulduktan sonra birisi harekete geçmek üzere nida etti­ğinde, onu duyacak kulaklar olmasını temin için konuşu­yorum.” Şu anda felâkete doğru tam gaz gidiliyor. Çünkü herkes parasını, mevkiini, huzurunu muhafaza etmek için gâvurun icbar ettiği şeyi yapıyor. Önce gönülsüzmüş gibi görünüyor; bir süre sonra parası, mevkii, rahatı o kadar kendisine sıcak geliyor ki bu sefer gâvurun istediğinin faz­lasını yapmaya başlıyor. Bu her gün olan şey. Gâvurdan daha gâvur oluyor. Ne olacak bilmiyorum! Hâlâ yapılacak şeyler olduğuna inandığımı biliyorum. Ama yapılacak şey­ler olduğuna inanmak başka, bunları yapacak insanların olduğuna inanmak yine başka… Allah korkusu belki bizi yola sokar mı, bilmiyorum!”

Gökhan Göbel
İstiklâl Marşı Derneği İkinci Başkanı
25.06.2019

BULGARLARIN TANZİMATI

Bulgarların Hıristiyan takvimine göre 1936'da Tanzimat Fermanı'nın yüzüncü yılını kutladıklarını biliyor muydunuz? 1839'da ilan edilen fermanın yüzüncü yılını neden 1936'da kutlamışlar suali akla gelebilir.

KOZLU'DAN SOMA'YA

"Virüs" dolayısıyla hiçbir gerçeği bilmiyoruz. Çünkü en büyük sermaye sahibi biz değiliz. Ortada fol yok yumurta yokken en büyük sermaye parasını boşuna genetik, elektronik, kozmik, atomik araştırmalara yatırmadı.

 

BİR ANTOLOJİ DOLAYISIYLA NOTLAR

Hıristiyan takvimine göre 2000-2001 yıllarında Yapı Kredi Yayınları “Yüzyılın Türk Şiiri” adlı üç ciltlik bir antoloji yayınladı. Antolojiyi Mehmet H. Doğan hazırlamış. O sırada YKY’nin editörü ise Enis Batur idi. Kitap yayınevi tarafından “Türk Şiirinin yaşayan en önemli eleştirmeninden vazgeçilmez bir başvuru kaynağı” sloganıyla sunulmuş.

SİVAS KONYA ELAZIĞ MUŞ

Önceki yazımızda İsmet Özel’in “Evet, İsyan” kitabının neredeyse yarısını asker iken yazıp yayınladığını zikretmemiştik.

"TÜRKİYE'DE KÂFİRLERİN ZAPT EDEMEDİKLERİ TEK KALE"

Türk şiiridir Türkiye’de kâfirlerce zapt edilememiş tek kale. Çünkü o kaleyi hala İsmet Özel koruyor. Biz de kendimizi o kalenin neferleri saydığımız için bu yazıyı yazıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Murat Belge “Şairaneden Şiirsele/Türkiye’de Modern Şiir” isimli bir kitap çıkardı.

TÜRKİYE’DEN TÜRKELİ’NE VARALIM
VEYA
İSMET ÖZEL’İN ŞİİRİ BİZİM ŞİİRİMİZDİR

İsmet Özel “Tersinden Edebiyat Tarihi”ni yazmaya devam ediyor. Sekizinci Mukaddeme’de “Niçin İtalya, Patagonya der gibi Türkiya denmiyor da, İstinye, fasulye dermiş gibi Türkiye deniyor?” diye sual etti. Ülkemizin adına niçin cumhuriyetten sonra Türkiye dendi? Türkiye Türkçe bir kelime mi?

İHTİYARIN ELİFİ

“Salgın” dolayısıyla İtalya’nın başına gelenler ve akıbeti birçok kişinin fakat hassaten batı medeniyetini hasım sayan insanların zihnini kurcaladı, kurcalıyor.

TÜRKİYE’DE KÂFİRLERİN ASLA ZAPT EDEMEYECEKLERİ TEK KALE


“Türkiye’de Kafirlerin Zapt Edemedikleri Tek Kale” başlıklı yazımızda Ebubekir Eroğlu’nun şu sözlerini nakletmiştik: “Bana öyle geliyor ki 1970’lerde İsmet Özel çıksa “İkinci Yeni şiirini bir duvarın dibinde sızıp kalmaktan ben kurtardım” dese bir iki homurtu yanında bu sözüne yandaş bulabilirdi.