Türk Ulusunun Utkusu

 Türk Ulusunun Utkusu

(...)Ulusal Kurtuluş Savaşında, İslâmcı görüşün ulusal bir çizgide geliştiği görülür. Bu, İslamcı düşüncenin Osmanlı Devletinde kazandığı ikili yapının bir sonucuydu. Bu nedenle de, İslamiyet, halife-sultan tarafından ulusal direnişi boğmak için bir silah olarak kullanılır ve Anadolu’da yer yer etkili olurken, İslamcıların bir bölümü de direnişçiler safında yer alıyorlardı. Hatta, zaman zaman İslamcılık ve ulusçuluk aynı kavrammış gibi aynı amaçla kullanılmıştı. İslâmcı görüşün tanınmış adlarından olan ve “ümmetçi” olması gereken Mehmet Âkif’in kaleme aldığı İstiklâl Marşı’nı anımsarsak, orada yalnız “millet” sözcüğünün değil, fakat “kahraman ırkıma bir gül…”, “…ırkıma yok izmihlâl” dizelerinde olduğu gibi “ırk” sözcüğünün de kullanılmış olduğunu görürüz. Bu olgunun temelinde yatan gerçek, daha önce denildiği gibi, batı kapitalizminin küçük üretici karşısındaki yıkıcı niteliğine karşılık İslamcı düşüncenin “Hıristiyan” batıya tepkisel bir biçimde gelişmiş olmasıydı. Gerçekte, Lâle Devri’nden beri sömürgeci batıcılığın karşısına çıkmış bulunan İslâmcı düşüncenin bu kanadı Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda da yine batı emperyalist kapitalizmin karşısında yer almış bulunmaktaydı. Osmanlılık içinde ulusçu düşüncenin varlık kazanamamış olması ise, bu tür İslamcılığın bir bakıma ulusçuluğun yerini doldurması demek oluyordu.

Çetin Yetkin, Başlangıçtan Atatürk’e Türk Halk Eylemleri ve Devrimler   
Ümit Yayıncılık, 1996, Ankara, s. 337-340
 
 

 

"Bu ezanlar ki şahâdetleri dinin temeli"

Bir Okuyucudan: 
 
Bu ezanlar ki şahâdetleri dinin temeli
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

​​​​​​​İstiklal Marşı’nın Meclis’te görüşülmesi sırasında bazı milletvekilleri Akif’in şiirine muhalefet etti. 

Muhalefet edenlerin başında -bugün Ankara’da Kavaklıdere semtinde adı bir sokağa verilen- Bolu Milletvekili Tunalı Hilmi Bey vardı.
 

""Şiir bitince tekrar okunmasını" bağırarak teklif etti. Şiir bir daha, bir daha... Tam dört defa okundu ve mebuslar ayakta dinlediler."

Dostlarım dinlemekle yetinmedim, o günlerde Ankara’nın savaş ve siyaset hayatının içine bir de sanat fırtınası düşmüştü. Meclisi, ordusu sağlam kurulan yeni devletimizin

M. Ertuğrul Düzdağ - Mehmed Akif Hakkında Araştırmalar

Mehmed Âkif Bey, İstiklâl Marşı’nın ifâde ettiği mânâda bir milliyetçiliğe taraftardır. On kıt’alık İstiklâl Marşı’mız, bir milletin bütün fertlerinin, âdeta bir ağızdan, birbirlerine,

Gençliğe öğretmek için kurslar açıldı

Millî Türk talebe birliği gençliğinin millî marşlarımızı öğrenmesini temin için Halkevi ve Konservatuvarla temas ederek...

"Yunan canavarının da artık tek dişi kalmıştı"

…Anadolu alevler içindeydi. Camilerde diri diri insanlar yakılıyordu.

Mahmut Goloğlu - Tek Partili Cumhuriyet

Milli Türk Talebe Birliği, ayrıca, aradan on yıl geçmiş olmasına rağmen, İstiklal Marşı’nın doğru dürüst söylenemediğini göz önünde tutarak, gençlerin toplu halde