Balkan Harbi ve Seferberlik tecrübesi bize çıkacağımız düzlüğü de takip edeceğimiz hattı da İstiklâl Marşı’nın yazılması ile gösterdi. Böylece modernleşmeyle başlayan kimlik bunalımından kurtulmamızı sağlayacak ideologiyi şiir formunda temin ettik. İstiklâl Harbi’ni vererek tek dişi kalmış canavarın kolunu Sakarya’da kestik. Cumhuriyetin ilanıyla da bu toprakları ikinci kez vatanlaştırdığımızı dünyaya ilan etmiş olduk. Ama birileri ellerini çabuk tuttu, 1924’te Sakarya Zaferi’ni taşıdığı manayı örtmek için adı sonradan 30 Ağustos Zafer Bayramı olan Başkumandan Zaferi diye bir bayram icad ettiler.
Faysal Toprak, Sınıf Bilinci: Kimlik Bunalımının Sonu, 20 Mayıs 2017, Adana
-İstiklâl Harbi’ni esas mı alıyorsunuz?
- Bence ayağımızı basacağımız yer İstiklal Harbi’dir. Başlangıç noktası.
Biz üstünlüklerimizi inkâr etmiş bir toplumuz. Bizim hicrî takvimi terk etmemiz, şerefimizi inkâr etmemiz anlamına gelir. Çünkü bakın bir miladî takvim var. Milat olarak İsa (a.s.)’nın doğumunu esas alır.
Bugünün tarihini biliyor musunuz? Hangi zamandayız? 1397 yılının Cemaziyel’evvel ayının 12’inci gününde miyiz; 1393 yılının Nisan ayının 18’inci gününde miyiz; yoksa bugün1 Mayıs 1977 mi ?
Türkiye’de 12 Eylül’de sonra yeni bir askeri müdahale olup olmayacağı çevresinde dönen bir soruşturmaya cevap verirken hatırımda kaldığı kadarıyla şöyle demişti bir zaman önce Aziz Nesin:
... Birkaç gün sonra Fransa’da devlet başkanlığı ikinci tur seçimi yapılacak. Merak edilen şey seçimi kimin kazanacağından çok adaylardan birinin yüzde kaç oy alacağıdır. Merak konusu olan Jacques Chirac değildir.
Yazdıklarım okunmuyor değil. Kimler okuyor yazdıklarımı? Bir yolda benimle yürümek, bir mesafeyi benimle kat etmek isteyenler mi? Bu sualin cevabına matuf bahsi hiç açmayalım.


