İstiklâl Marşı’nın kendisi Türk Milletinin eseridir ve İstiklâl Marşı Derneği de bu vakıanın kasten gözden kaçırılmasına bir tepkidir. Yani İstiklâl Marşı Türk Milletinin bir eseridir ve hiç unutmayın ki, İstiklâl Marşı 1921 yılında TBMM’de çoğunlukla ve alkışlarla kabul edilmiş bir metindir, Türk Milletinin millî marşı olarak. Fakat buna itiraz edenler o zaman da vardı, hep olageldi. İstiklâl Marşı’na itiraz edenlerden bir tanesi Lozan Anlaşması’nı imzalayanlardan birisidir, Rıza Nur. Başka bir tanesi de Ankara’da kocaman bir caddeye adını veren Tunalı Hilmi’dir. Bunlar İstiklâl Marşı’nın pek işlerine gelmediğini savunan insanlar. Ama İstiklâl Marşı var. İşimiz İstiklâl Marşı’nın hangi ihtiyaca cevap verdiğini, bizim de bugün bu ihtiyacın içinde olup olmadığımızı anlamak. Mesele budur.
İsmet Özel, İstiklâl Marşı ile Asrın İdraki, 19 Nisan 2008, İstanbul
Hevvez, hutti, kelemen
Ben bu işe gelemen
Bacaklarım gısacuk
Falakaya giremen
(Türk çocuklarının bir tekerlemesi)
İstiklâl Marşı herhangi bir metin değildir. İstiklâl Marşı 12 Mart 1921 günü TBMM tarafından millî marş olarak kabul edilmiştir. Yani İstiklâl Marşı’nın kanunî bir dayanağı vardır.
Yazdıklarım okunmuyor değil. Kimler okuyor yazdıklarımı? Bir yolda benimle yürümek, bir mesafeyi benimle kat etmek isteyenler mi? Bu sualin cevabına matuf bahsi hiç açmayalım.
İsmet Özel: Evet, 1982 anayasasından dolayı dediğiniz gibi. Bugün Türkiye’de işte sivillerin anayasa yapmasından söz ediliyor, değil mi? Aslında benim sormak istediğim soru şu:
Şimdi, sapık düşünceyi bize geçerli düşünce olarak kazıklamak isteyen insanlar dünya şartlarının neleri bize yaptırdığını gözümüze sokmaya çalışırlar. Türkiye Cumhuriyeti, İstiklâl Marşı yazıldığı ve meclis tarafından kabul edildiği zaman yoktu.
İstiklâl Marşı Latin Hurufatıyla Kaleme Alınmadı.
Biz İstiklâl Marşı Derneği’yiz. Nasıl Yazıldıysa Öyle!
İstiklâl Harbimiz bizim millî kurtuluş savaşımız değildir, bağımsızlık savaşımız da değildir. İstiklâl bağımsızlık demek değildir. İstiklâl Arapça bir kelime değildir. İstiklâl Türkçe bir kelimedir. Arap dilinin kurallarına göre Türkler tarafından türetilmiş bir kelimedir
Vatan der demez küflü bir şeyden, modası geçmiş bir kavramdan bahsettiğimizin bilincindeyiz. Bu şeyin modası, yalnızca Türkiye’de değil, yerkürenin her bucağında bilhassa globalizasyon marifetiyle kast-ı mahsusla, bile isteye geçirilmiştir.


