Dünyada âdil olarak dağıtılan şeyin akıl olduğu söylenir. Bu iddiayı kanıtlamak için şöyle bir hikâye anlatılır: Sahip olunan bütün akılları bir yere toplamışlar ve insanlara en beğendikleri aklı seçip almalarını söylemişler. Sonuç ne olmuş? İnsanların hepsi sadece kendi öz akıllarını beğenip almışlar. Akıl dediğimiz şeyi bir şahsa mahsus mu saymamız gerekir; yoksa her kavmin, her milletin, her kültürün, her dinin kendine mahsus bir akla sahip olduğundan mı söz etmemiz yerinde olur? Antik çağın Greklerinin tümünü birer Eflatun, birer Aristoteles saymanın akıl dışılığını fark etmek için zeki olmamıza gerek yok.













