Türkçe konuşan biri “doğrudan anlatım” ibaresini kullandığı zaman zaten bildiği bir şeyden değil, olmasını istediği şeyden bahsediyordur. Böyle de olmak zorundadır. Çünkü “dil” baştan aşağı zihnin soyutlama gücüyle tecelli eder. Nitekim dilin Türkçedeki diğer anlamı casustur. Hasım kavimlerden biri içine dil yerleştirmemiz o kavmin düşmanlarından saklamak istediği ne ise ona vakıf olabilmemiz içindir. İnsana mahsus dil topluma ilişkindir.













