Muadilsiz İstiklâl Takvimi'nin sekizincisi çıkıyor. 10'a 2 kaldı. Hıristiyan takviminin 1925. senesinden beri vakitsiz, 1928. senesinden beri yazısız/dilsiz bırakılmağa isyanda ısrarcıyız. Türk topraklarının nebat ve hayvanatından olmadığımızın işaretlerinden biri dilimiz ise, diğeri tabi olduğumuz takvimdir. Bitki, hayvan ve beşer hayatının devamı için işleyen güneş takvimini değil, insan hayatı için yaratılan ay takvimini esas alıyoruz. Esaslarını başkasının tayin ettiği zamanda başkasının hesabına yaşanır. Düşmanın zamanında düşmanın hesabına yaşamağa niyetimiz yok. Türk milleti vaktini Allah katındaki takvime göre ayarladığı müddetçe tarihî rolünü sürdürdü. Vakti geleni de, vakti geçeni de o takvimden öğrendi. Bu topraklarda kıvamını bulan insan tipi yerlerin ve göklerin yaratıldığı takvime iktida eden Türk'ten başkası olmadı.
Sloganımız iddia değil gerçek: Bundan ahsen takvim bulamayacaksınız.
28 Zilhicce 1439 Cumartesi günü (8 Eylül) ikindi namazını müteakip başlayacak panelimiz iki celse halindedir. Verilecek aradan sonra İstiklâl Korosu Türk musikisinden dokuz eser icra edecektir.
.jpg)
İstiklâl Marşı Derneği'nin Dördüncü Olağan Genel Kurulu 21 Mayıs Cumartesi günü Ankara'da yapıldı.
SUDAN SEBEP
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu geçtiğimiz günlerde bir Denizcilik Bakanlığı değil de bir Denizcilik Başkanlığı kurulacağından bahsetti.
HIRİSTİYANLAR DA AZİZ OLUR MU?
Süleyman Çelebi’nin telif ettiği Mevlid’in Tevhid Bahrinde “Ey azizler, işte başlarız söze, Bir vasıyyet kılarız illâ size” beyti vardır. Müellif cemaate “azizler” diyerek hitap etmiştir.
6. OLAĞAN GENEL KURUL
Derneğimizin 6. Olağan Genel Kurulu 28 Şevval 1443 Pazar günü (29 Mayıs) İstanbul Şubemizde yapıldı.
TEKNE KAZINTISI NEŞROLUNDU!
Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in okurken hem sağdan hem soldan başlanan kitaplarının dokuzuncusu olan “TEKNE KAZINTISI" neşrolundu.
YÜZDE YÜZÜN ÖTESİ
Amerikalı tarihçi Anthony Grafton’un, Yeni Dünyalar, Eski Metinler ismini verdiği kitabı şu cümleyle başlıyor: “Batılı düşünürler 1550-1650 yılları arasında artık aradıkları her önemli gerçeği eski metinlerde bulabilecekleri inancından vazgeçtiler.”


