Sınıf Bilinci’nin İkinci Nüshası neşrolundu.
Sınıf Bilinci’nin ikinci merhalesindeyiz. İkinci nüshamızda mecmuamızdaki “Hakikatli Yar İsen Mektubunu Sıkça Yaz” , “Lafı Karıştırıyorsan Lafa Karışma”, “Arif Olan Anlasın” başlıklarına müfredat dahilinde yeni bir başlık ekleyip sayfa sayımızı artırdık: “TÜRK İSTANBUL.” Bu başlık altında İstanbul’daki semt isimlerinin ne manaya geldiğini anlatan yazılar neşrediyoruz. Mektup bahsinde hem usüle dair yazıları hem mektup edebiyatını hem de hayatımızda mektub dolayısıyla yer alan tabirleri konu etmeye devam ediyoruz. İlk nüshamızın arka kapağında ilan ettiğimiz müsabakanın şartnamesini de ikinci nüshamızda bulabileceksiniz. En önemlisi de Hıristiyan takvimine göre 1928 yılından beri Türk milletinin aldığı en güzel haber ikinci nüshamızın arka kapağında.
Sınıf Bilinci Dernek Şubelerimizden, TİYO Yayıncılıktan ve kitapçılardan temin edilebilir.


MİLLİ MEVCUDİYETİN PROBLEM OLMAKTAN ÇIKTIĞI BİR TÜRKİYE ANCAK KENDİNE BİR YOL BULABİLİR
Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in Ramazan Bayramı'nın ikinci günü İstanbul Şubemizdeki bayramlaşma dolayısıyla yaptığı konuşmanın metni. 2 Şevval 1443
3 Kasım Cumartesi günü İstiklal Marşı Derneği Sakarya Temsilciliği açılışı basın toplantısının ardından ikindi namazını müteakip Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in "Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir" kitabının neşri münasebetiyle "Niçin Bu Kitap Vitrinde Değil" serlevhalı panel yapılacaktır.
SAAT 11
Mehmet Akif'in Asım kitabında bir ramazan vakası vardır. Köse İmam bu vakayı "saat 11 sularındaydı" diye anlatmaya başlar.
İstiklâl Marşı Derneği’nin yayınladığı “Çelimli Çalım” mecmuamızı ikinci sayısı çıktı.
"ON BİR AYIN HİÇBİRİ" Misak-ı Milli İmsakiyeli Ramazan Hediyesi
Ümmet-i Muhammed‘in oruç tutmak suretiyle yekvücut olarak küfre ve bütün kafirlere meydan okuduğu zamandır Ramazan ayı.
TİYO Yayıncılığın on üçüncü kitabı “Küfrün İhsanı Olmaz”ın yeni kapağı ile yeni baskısı yapıldı.
HER FERDİMİZE İSTİKLÂL
Hıristiyan takvimine göre 1942 yılında bağımsız kelimesi müstakil kelimesi yerine teklif edilince Refik Halid "Bağımsız denilince göz önüne ipini koparmış yahut henüz ipi takılmış haşarı bir at veya keçi geliyor." demişti.


