"İstiklâl Marşının yalnız bir mısraı, emsallerinin üstüne çıkararak, bir insanı vatanperver etmeye, bir milleti ayağa kaldırmaya kâfidir."

İSTİKLÂL MARŞI DEĞİŞEMEZ

Son haftalarda Türk Gençliğinin kafasını meşgul edecek bir mevzu ortaya çıktı: İstiklâl Marşı’nın değiştirilmesi problemi. Günün vakıalarından bir an yakalarını kurtararak, mazinin enginlerine dalanlar, "İstiklâl Marşı" nın ne gibi bir zaruret içinde yazıldığını kolaylıkla öğrenebilir.

Mehmet Âkif Ersoy ise, vatanın en karanlık günlerinde vaızlarıyle , şiirleriyle, duygu ve düşünceleriyle, "Sebil-Ür Reşat" daki ateşli yazılariyle memleketin davasına gönül vermiş insandır. Âkif, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı sıralarda sırtında paltosu bulunmayan adamdı.  Ve Âkif’e "mükâfat"  vadedemediler.

Son günlerde "İstiklâl Marşı" nın yeniden yazılması, güftesinin bestesi ile hemahenk bir durum göstermediği iddia olunmaktadır. İstiklâl Marşının yalnız bir mısraı, emsallerinin üstüne çıkararak, bir insanı vatanperver etmeye, bir milleti ayağa kaldırmaya kâfidir.

Âkif, Milli Mücadelenin en karanlık günlerinde, "Mandaterliği" mırıldanabilenlerin yanında, "İstiklâl" mefhumunu haykırabilmiş müstesna kişidir. Atatürk’ün bizzat Büyük Millet Meclisinde ayakta dört def’a dinletip, üç def’a okuttuğu "İstiklâl Marşı" bir Milletin kurtuluşunun ezelden ebede devam edecek güçlü sesidir. Biz bütün bunlarla birlikte bu sesi yabancılayanların kimler olduğunu çok iyi biliyoruz. Ancak yeni bir "İstiklâl Marşı" yazılmasını isteyenler, eğer Milletin arzularına tercüman olacaklarını sanıyorlarsa peşinen haber verelim ki, çok aldanıyorlar. Sağduyusu çok kuvvetli olan Türk Milleti; Mehmet Âkif’in temiz seciyesinden, yurdun kurtuluşu için hediye edilmiş bu sesi ve sesin sahibini unutmaz. Milletin ıstırap ve sevincini müşterek ifade etmiş, hakkın kapılarına yapışarak bağırmış, düşmana, "kükremiş sel gibi" akmış "İstiklâl marşı" nın kudretinden korkanlar varsa mazurdurlar.

İstiklâl Marşımızın kendine mahsus tonajlı bestesi ve ağırlığı, vakarla başını yukarıda tutan azameti, güftesinin Milletlerce paylaşılamayacak gür ve "bütünlük" ifade eden sesi, asırlardan asırlara hiç sönmeden devam edecek, Türk Gençliği tarafından mukaddes bir emanet gibi elden ele dolaştırılacaktır. İstiklâl Marşı yalnız "Marş olarak bir değer değildir". İstiklâl Harbimizin de en canlı havasını aksettiren; Türklüğün hürriyete âşık sesini cihana ilân eden sahici belgedir. Marşın yazıldığı sıralarda, memleketin eli kalem tutan bütün şairleri müsabakaya iştirak etmişlerdi. Bu "724" güzide şairimizin içinden Mehmet Âkif’in kınından sıyrılmış bir kılıç gibi çıkması şairi tanıyanlar, kadar vatanını sevenleri de memnun etmişti.

İstiklâl Marşını yazdırmayı "Allah bu Millete bir daha göstermesin" diyen büyük Âkif, kutlu sesiyle ne güzel ifade etmişti. Bir Milletin "İstiklâl Marşı" rastgele yazılabilen bir şey değildir ki, birkaç nesilde bir böyle düşünce ve duyguya ihtiyaç duyulsun. Türk Milletinin İstiklâl Marşı, bütün Milletlerin marşlarına örnek olacak derecede parlak bir güfteye ve o nispette muhteşem bir besteye sahiptir. Milli duygularımıza hürmet etmesini bilerek, vatanperverliğin son noktası olan bu problemde "İstiklâl Marşı" mızın ezelî ve  ebedî sesine bağlı kalmasını bilmeliyiz. 

Muin Feyzioğlu, Yeni Sabah
Sebilürreşad, Cilt:14, Sayı:330

 

Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-

Gazetenin tarihinin 1940 olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nde Ezan-ı Muhammedî’nin  1932’den 1950’ye kadar okutulmadığını düşünürseniz İstiklâl Marşı’nın niçin “parçalanmak suretiyle” sansür edildiğini anlamak zor olmaz.  

Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş - Mehmet Âkif ve Cemiyetimiz; İstiklâl Marşı'nın 40. Yıldönümü

Millî marşımız bundan tam kırk yıl önce, 25 Mart, 1921 (12 Mart 1337) tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce resmen kabul edilmişti. Bu yıldönümü vesilesiyle eşsiz eserin ve büyük

"Türk eriyiz, silsilemiz kahraman Müslümanız Hakk'a tapan müslüman"

Mehmet Akif Ersoy'da Türk Kimliği

Vatanperverliği, Türkçülüğü ve Türk Kimliği

İstiklâl Marşına Dair

Pek az müddet evvel İstiklâl marşımızın bir notasını Alman istemiş, bütün İzmiri üç gün alt üst etmiş uğramadığı musiki mağazası ve kütüphane kalmamış, buna rağmen İstiklâl marşımızın bir notasını bulmağa muvaffak olamamış.a

İstanbul'un Bayramı

Bugün İstanbul bayram ediyor; çünkü, bugün, onun kurtuluşunun, Türk ordusuna tekrar kavuştuğu uğurlu ve kutlu günün yıldönümüdür.