“Benim Mehmet Akif hakkında bir araştırma yapmamın güncel bir nedeni de oldu. 1979 yılının 8 Ağustos günü yeni öğretim yılına açılış töreninde Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde İstiklal Marşı söylenirken bir grup öğrenci ayağa kalkmadı. Kalkan arkadaşlarını da ceketlerinden, eteklerinden çekiştirerek oturtmaya çalıştı. Aynı öğrenciler, İstiklal Marşı bitince ayağa kalktılar ve Enternasyonal Marşı'nı söylediler. Konu gazetelere yansıdı ve gazeteler haftalarca bu olayı tartıştı. Parti başkanları demeçler verdi. Köşe yazarları görüşlerini belirttiler. Bunların büyük çoğunluğu İstiklal Marşı'na saygı duyulması gerektiğinde birleşirlerken, ODTÜ'de dağıtılan ve panolara asılan bildirilerde Marş "gerici, ırkçı" ilan edildi. Onun karşısına Enternasyonal Marşı çıkarıldı. İşin ilginç yanı, İstiklal Marşı'na saygısızlık, yalnızca bir grup sol öğrenciden geliyor değildi. O günlerde dinci bir partinin Konya'da düzenlediği bir mitingde büyükçe bir grup, İstiklal Marşı söylenirken "ezan isteriz" diye yere oturdu.”
"Bu beste Akif'in şiirine kör topal uydurulmuştur."
Yeni Adam'ın 16’ıncı sayısında Şair Mehmet Akif hakkında ankete bir cevabım neşredildi. Bu cevaba mecmuamızın 173'üncü sayısında Sadettin Öcal "inkar edilemiyen sanat" diye bir cevap veriyor.
Denilebilir ki, senelerden beri memleketin geçirdiği felaketlere hiçbir şair onun kadar cân u yürekten ağlamamıştır. Hatta hiçbir şair, İstiklâl Marşı ile Çanakkale tasvirinin eşini değil, bir parça benzerini yazamamıştır.
Yeni mücadelelerin yeni marşlarını yazabilecek bir Mehmet Akif olabilmek için onun o yoldaki imanı kadar asil ve derin bir imanı bu yeni yollarda duymak ve beslemek lâzım olduğuna inanıyorum.
Şairin yes içinde çırpınan ruhu iki defa milletine inanıyor. Biri Çanakkale zaferinde, öteki İstiklâl harbinde. Bunlardan biri Asımdaki Çanakkaleyi, öteki de İstiklâl marşını doğurmuştur.
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl” mısraında Hak kelimesinin ilk harfi büyük mü, küçük mü ...
Talim ve Terbiye Kurulu azalarından, adının Akif olduğunu, talebem olmadığını, eserlerimi okuduğu için hocası saydığından...
"İttihad-ı İslâm davasını İslâmlık kadrosu içinde şiirle neşir ve telkin eden en samimi ve heyecanlı şairimiz Mehmed Âkif'tir."
Âkif'in benimsediği bir davaya ne kadar candan bağlanan bir şahsiyet olduğunu "İstiklâl Marşı"nda gösteriyor..."
Metin Boyacıoğlu, Erdal Arslan - Mehmet Akif'in Kastamonu Günleri
Kandemir’in satırlarıyla, söyleşinin bundan sonrasını da hatırlatmakta fayda var: "(Akif) yavaşça yatağından doğruluyor, yastıklara yaslanıyor, sesi birden canlanıyor:
Medeniyet: - Ey Ruh!.. "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!" diyen şairin ruhu sen misin?
Akif'in ruhu: - Evet, benim!..
- Lütfen tashih et, artık tek dişim de düştü...


