…
Dış ve iç düşmanların, elbirliğile yaptıkları çeşid çeşid açık ve gizli suikastlarla asırlar boyunca müstakil ve efendi yaşamış Türk milletini esir ve köle haline sokmağa uğraştıkları o kapkara felâket günlerinde, Büyük Millet Meclisi, Ankaradan milli mukadderatımızın ufkuna doğmuş tek ümid yıldızı oldu ve bu, İstiklâl marşında, Mehmed Akifin söylediği gibi,
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
dediği gibi, bir yıldızdı. Bu yıldız, yavaş yavaş büyüyecek, parlak bir günrş olarak Türklüğün semasında yükselecek; bize yeni bir hayat getirecekti. Ve öyle oldu. Daha 19 mayıs 1919 da başlamış olan mücadele, 23 nisandan sonra da kutsal bir savaş halinde devam etti. Bu Türkün ölüm kalım savaşı idi. Milletin iradesini tecelli ettiren Büyük Millet Meclisi, bu savaşın dimağı ve ruhu oldu. Bu dimağ ve ruh, Türkü zaferden zafere koşturdu: İsyanlar bastırıldı; düşman orduları yere serildi; kuvvetini milletten almıyan saltanat ilga edildi; vatan ve millet haini Padişah kaçmak zorunda bırakıldı; vatana tam istiklâlini ve milli misak hududlarını temin eden Lausanne zaferi kazanıldı; rejimin asıl adı konularak Cumhuriyet ilân edildi; hilâfet kaldırıldı; Atatürk inkılâbı dediğimiz büyük inkılâb gerçekleştirerek yeni ve ileri bir devlet kuruldu; bir kelime ile söylemek lâzım gelirse, millet kendi kendini kurtardı. İstiklâl Marşımızın
Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın..
Kim bilir belki yarın. Belki yarından da yakın.
dediği güzel ve aydın günler, doğdu.
İşte bugün kutladığımız milli bayram, böyle mesud bir günün 26 ncı yıldönümüdür. Bu güzel bahar gününde bayram ederken istikbalimizin ufuklarına ümid, inan ve güvenle bakıyoruz.
Abidin Daver, Cumhuriyet, 23 Nisan 1946, s. 2
Ümmetçi Bir Şair
Kendini milliyetçi sanan sağ, Mehmet Akif'i de milliyetçi bir şair olarak ölümünün ellinci yılında anmak telaşındadır.
Güzel Edirnemiz
Bugün Edirnenin kurtuluş bayramıdır. Taşı, toprağı, insanları, abideleri, maddi ve manevi bütün varlığile...
"Böyle söylenen milli marş olmaz."
Bütün milli maçlarda olduğu gibi, hafta ortasındaki Romanya maçında da, eğer saha kenarında ya da ekran önünde idiyseniz...
Afgan devlet-i İslâmiyyesi sefîrinin Anadolu’ya gelmesi İslâm târîhinin en mes’ûd hâdiselerinden birini teşkîl eder. Garb müstevlîlerinin İslâm âlemine karşı mütemâdî savlet ve tahakkümleri yüzünden perîşân olan, dinlerinin vahdet ve izzet emreden düstûrlarına arka çevirdikleri için yekdiğerinden cüdâ düşen Müslüman milletleri arasında bugün vahdete doğru bir hareket başlamış olduğu görülüyor.
“Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklâl"
Fransız mekteplerinde çocuklara şair Alfred de Vigny'nin Kurdun Ölümü diye meşhur bir şiiri okutulur.
Ahmet Kabaklı - Röportaj: Celâl Bayar, İstiklâl Marşı'nın kabulünü anlatıyor
Ahmet Kabaklı: Muhterem Efendim bugün size hem oğlunuzun vefatı üzerine başsağlığı dilemeye geldik, hem de lütfederseniz İstiklâl Marşımızın kabulünün 62. ve Âkif'in
"Bu beste Akif'in şiirine kör topal uydurulmuştur."
Yeni Adam'ın 16’ıncı sayısında Şair Mehmet Akif hakkında ankete bir cevabım neşredildi. Bu cevaba mecmuamızın 173'üncü sayısında Sadettin Öcal "inkar edilemiyen sanat" diye bir cevap veriyor.
Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-
Gazetenin tarihinin 1940 olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nde Ezan-ı Muhammedî’nin 1932’den 1950’ye kadar okutulmadığını düşünürseniz İstiklâl Marşı’nın niçin “parçalanmak suretiyle” sansür edildiğini anlamak zor olmaz.


