Haydarpaşa lisesinde, edebiyat kolu tarafından tertiplenen Mehmet Âkif günü, dün yapılmıştır. Kalabalık bir dinleyici kitlesinin ilgiyle takibettiği bu toplantıda İstiklâl marşı, Bülbül, Çanakkale şehitleri gibi ünlü şiirleriyle, edebi parçaları okunmuş, İslâm mütefekkiri ve içtimaî cepheleri yanında milliyetçiliğini ve inkılâpçılığını belirten konuşmalar yapılmıştır. Konuşan öğrenciler İstiklâl marşının değiştirilmesi teklifine hücum ederek Âkifin milliyetçi cephelerini belirtmişlerdir.
19 Şubat 1954, Akşam, s. 3
Son yüzyılın gerçek Türk-Müslüman kafaları, İslamiyetin Medeniyeti reddetmek iftirasına, imanlarını haykıran heyecanla karşı koydular. Bu müdafiler içinde Mehmet Akif, denilebilir ki İstiklâl Marşı'nda duyduğu büyük vecdi ve imanı, Müslümanlığın Medeniyet âşıkı olması hakikatinde de duydu ve mısralaştırdı…
"Bu beste Akif'in şiirine kör topal uydurulmuştur."
Yeni Adam'ın 16’ıncı sayısında Şair Mehmet Akif hakkında ankete bir cevabım neşredildi. Bu cevaba mecmuamızın 173'üncü sayısında Sadettin Öcal "inkar edilemiyen sanat" diye bir cevap veriyor.
İSTİKLÂL MARŞININ BESTEKÂRI ZEKİ ÜNGÖR’Ü EVİNDE ZİYARET
“İstiklâl Marşı” nın kimin eseri olduğu hakkındaki suale “şair Mehmet Akif merhumundur” cevabı verilir de; o güfteyi melodisi ile heyecan ve hürmet telkin eden ölmez bir eser ve “Millî Marşımız” haline getiren bestekâr Zeki Üngör’ün isminden hiç bahsedilmez! Bu haksızlık, şarkılardan bir çoğunda da tamamile...
İstiklâl Marşımızın Yazıldığı Ev
Yukarıdaki klişeye lütfen dikkat ediniz: Bugün benzerleri yurdun her köşesinde sıralanan bir gecekondu hüviyeti içindeki mütevazi yapı...
Nuran Özlük - Türk Basınında Mehmet Akif Ersoy Polemikleri
– Evet, diyor, İstanbul'dan, mücahede aleyhine fetva çıktığı gün ayrılmıştım. Üsküdar'dan araba ile şimdi ismini hatırlayamadığım bir köye gittik, orada Cuma'yı tuttuk.
Ümmetçi Bir Şair
Kendini milliyetçi sanan sağ, Mehmet Akif'i de milliyetçi bir şair olarak ölümünün ellinci yılında anmak telaşındadır.
Ne mutlu Türk milletine ki, takdir-i ilâhî ona Müslüman bir Türk şairinin, kahramanlık duygularını iman bütünlüğü içinde yücelten, imanla hamâseti ayrılmaz bir bütün hâline getiren, dünya durdukça duracak güzellikte bir İstiklâl Marşı destanını bahşetmiştir. Bu millî marşın bestesinin ise, aynı derecede olmak şöyle dursun, çok uzaktan dahi, ne hamâsi, ne millî, ne de ulvî havası bakımından, şiiriyle uyum içinde olduğunu söyleyebilmek -ne yazık ki- mümkün değildir.


