NİÇİN İMSAKİYE DİYORUZ?
İmsak kelimesi tutmak, bir şeyden el çekip zapt-ı nefs etmek manasına gelip oruca başladığımız vakti ifade için bu kelimeyi kullanırız. Peki Ramazan'da ekseriyetle iftara kaç saat kaldığını öğrenmek için baktığımız cetvele niçin iftariye değil de imsakiye diyoruz? 24 saat değil 12 saat esasına dayanan ezanî saate göre zamanı beş vakit okunan ezan belirler. Gün batınca akşam ezanı okunur. Ay görünür hale gelir. Bu yüzden Ramazan ayına girdiğimizi hilali görerek anlarız ve Ramazan'a hilali görerek girdiğimiz için oruç tutmadan önce teravih kılarız. Aya bakarak Ramazan'ın kaçında olduğumuzu biliriz. Hilal tekrar görüldüğü an Ramazan bitmiş Şevval başlamış olur. Bu sebeple Ramazan'ın son iftarından sonra teravih kılmayız.
Ayın görünür hale geldiği gün batımı yani tam akşam ezanının okunduğu vakit ezanî saate göre 12 kabul edilir ve bu sabittir. Uzayan ve kısalan günlere göre geri kalan yahut ileri giden saatler akşam ezanıyla birlikte 12'ye ayarlanır. Yani iftar saati hep 12'dir. Müneccimler ve muvakkitler de padişaha zaten belirli olan iftar saatini değil hesapladıkları imsak saatini sundukları için hazırladıkları cetvele imsakiye denmiştir.





EFRÂDINI CÂMİ AĞYARINI MÂNİ
Hıristiyan takvimiyle 1912 tarihinde Halep’te doğan bestekarımız Sadi Hoşses’in sanat macerası çocuk yaşta kendi mahallesindeki camide okuduğu iç ezanın tesadüfen orada bulunan Kemani Reşat Erer’in dikkatini çekmesi sebebiyle başlamış.
TİYO Yayıncılığın on ikinci kitabı “Bir Akşam Gezintisi Değil, Bir İstiklâl Yürüyüşü II”, Kasım 2012’de ilk cildi yayınlanmış “İstiklâl Yürüyüşleri” konuşmalarının ikinci kısmıdır.
İstiklâl Marşı Derneği yeni anayasa meselesinde ve tartışmalarında tab’an bir taraftır.
1445 İSTİKLÂL TAKVİMİ NEŞROLUNDU!
Hicreti başlangıç kabul etmek dünyayı Müslim-gayrimüslim olarak ikiye ayırmak, takvim olarak İslam takvimini, saat olarak İslam saatini ve yazı olarak İslam yazısını benimsemek demektir.
TÜRKELİ'NİN GELECEĞİ PANELİ İSTANBUL'DA YAPILDI
Panel ve Konser - 3 Muharrem 1447 Cumartesi, İstanbul
İstiklâl Takvimi’nin 1436 senesine ait nüshası yeni resimleri, yeni dersleri, yeni temrinleri ve yepyeni şekliyle neşrolundu.


