İstiklâl Marşı Cephede Okunmak Üzere Yazılmıştır
 
İstiklâl Marşı’nın cephede okunmak üzere yazıldığı bir yorum değildir, bir gerçektir. Garb Cephesi Komutanlığının isteği üzerine İstiklâl Marşı yazılmıştır. Garb Cephesi kurmay başkanı olarak İsmet Paşa –gerçi- o zaman albaydı herhalde- Maarif Vekâleti’ne gelerek der ki: “Biz orduca İstiklâl Marşı istiyoruz.” Cümlesi bu şekildedir. “Orduca İstiklâl Marşı istiyoruz.” der. Bunun üzerine Maarif Vekâleti bir İstiklâl Marşı yarışması açar. Yarışmanın adı budur: “İstiklâl Marşı Yarışması.” Yani hangi metin seçilirse seçilsin adı İstiklâl Marşı olacaktır. Gelen metinlerin hepsini bilmiyoruz çünkü yok, sadece finale kalan 6-7 şiir var. O şiirlere bakarsanız hiçbirinin başlığı yoktur. Adsız şiirlerle katılır herkes. Çünkü ismi bellidir, ismini ordu koymuştur: İstiklâl Marşı. Mehmed Akif ’in yazdığı şiirin de adı yoktur. Onun için kahraman ordumuza ithaf edilir. Çünkü ordu istemiştir onu. Yani biz resmî törenlerde okumak üzere, resmî törenlerde söylemek veya programlarda açılışlarda söylemek üzere bir marş kabul etmiş bir millet değiliz. Biz cephede okunmak üzere, cephede okumak üzere bir marşa sahip dünyadaki tek milletiz.
 
Durmuş Küçükşakalak, Türk Kim? Türkiye Neresi? İstiklâl Marşı Neyin Nesi?, 11 Mart 2017, Kastamonu
Türkiye'de Anayasa Meselesi

İsmet Özel: Evet, 1982 anayasasından dolayı dediğiniz gibi. Bugün Türkiye’de işte sivillerin anayasa yapmasından söz ediliyor, değil mi? Aslında benim sormak istediğim soru şu:

"İstiklâl Marşı metni neyi hak ettiğimizi bize öğretir."

Yani her aşamada önümüzde Türkiye için hayrı talep eden, hayır için dua eden enayiler ve Türkiye’nin asla paçasını kurtaramayacağını düşünen uyanıklar vardı. Bugün hâlâ aynı şey söz konusu.

Önce Millet Olduğumuzu Ortaya Koyalım

-İstiklâl Harbi’ni esas mı alıyorsunuz?

- Bence ayağımızı basacağımız yer İstiklal Harbi’dir. Başlangıç noktası.

TARİH HİCRETLE BAŞLAR

Biz üstünlüklerimizi inkâr etmiş bir toplumuz. Bizim hicrî takvimi terk etmemiz, şerefimizi inkâr etmemiz anlamına gelir. Çünkü bakın bir miladî takvim var. Milat olarak İsa (a.s.)’nın doğumunu esas alır.

"İstiklâl Marşı’nın nasıl söyleneceğini bilmiyoruz."

İstiklâl Marşı’nı O Musiki İle Söylerseniz Bütün Vurguların, Bütün İşaret Edilen Fikrî Esasların Temayüz Ettiğini Görürsünüz

YİĞİDİN HAKKINI YEMEK İÇİN

Ülkemizde 1928 yılından sonra gözü kör eden kâtiplerin hükmü kalmadı. Latin harfleriyle okuyup yazmaya başladığımızdan bu yana önce mürettiplerin, sonra dizgicilerin ocağına düştük.

Al Sancağın Sönmeyişini Tüten En Son Ocağın Varlığı Açıklar

İstiklâl Marşı’nda ne söylendiği gayet sarih ve kimin söylediği de belli: Sözü söyleyen Türk Milleti. İstiklâl Marşı bir milletten bahsederken sadece bu toprakların üzerinde yaşayan insanları değil, toprağın altındaki şühedayı ve melekleri de hesaba katıyor.