"SINIF BİLİNCİ - YAZ"
 
Türk harfleriyle yazdık; yaza yaza yaz geldi. Bir çevrim tamamlandı. Mevsimlerden geçerek vardığımız yer Sınıf Bilincimizi pekiştirdi. Modern hayatın insanlara dayattığı gibi yaz mevsiminin tatile, rehavete, atalete açık kapılarına yanaşmadan çalıştık. Bilincimizi harflerimizle biledik. Hazırlığımızın “berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmak” mısraıyla kurbiyetinden güç devşiriyoruz. Yaz mevsimine bir bitiş değil yepyeni bir başlangıç nazarıyla bakıyoruz. Bu sebeple Sınıf Bilinci mecmuamızın yeni sayıları yakın bir zamanda katlanarak devam edecek. Sınıf Bilinci’nin karşısındaki her nevi bilincin kafir bilinciyle ya da kafir bilincine hizmet etmekle bağlı olduğunu biliyoruz. Yaz nüshamızda da Güz, Kış, Bahar sayılarında olduğu gibi düşman çatlatıyoruz. Duamız Latin hurufatından medet umanların ellerinin Ebu Leheb’in eli gibi -Yaz Sayımızın sıcağıyla- kurumasıdır.
 
(Sınıf Bilinci mecmuamızın YAZ ve diğer nüshaları TİYO Yayıncılık'tan, dernek şubelerimizden ve kitapçılardan temin edilebilir.)
 
"Doğrudan Doğruya Gönderme Mekke Kalesi’ne"

“O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak

  O benimdir, o benim milletimindir ancak”

 

Valery Önce Taharet Almayı Öğrensin

Cuma Mektupları’na “Bir siperden söz ediyorum” diyerek başlamıştınız. İstiklâl Marşı Derneği bir siper mi? Veya oradaki şey de bu olabilir mi? Bir de şunu eklemek istiyorum.

 

BİZE BİR CUMHURBAŞKANI GEREKİYOR MU?

Madem Türklerin (cumhurun) demir dağı eritmek gibi bir gayesi yoktu, o halde hangi sebeple bir başkanı vardı? Akla gelebilecek ilk sebep asayişin teminidir.

"İstiklâl Marşı, Türk milletinin tarih sahnesindeki mevcudiyeti hususunda ısrar edişinin belgesidir."

İstiklâl Marşı Safahat’ta Yer Almaz

İstiklâl Marşı bir şekilde ortaya çıktı. Burası İstiklâl Marşı Derneği ama burası Mehmed Akif derneği değil. Ben İstiklâl Marşı Derneği başkanıyım ama burası İsmet Özel derneği de değil.

Bizim Asıl İstiklâl Marşı’mız Tekbir ve Salavat’tır

Biz İstiklâl Marşı Derneği olarak toplantılarımıza Bayram Tekbiri olarak da bilinen Teşrik Tekbiri ile başlıyoruz, arkasından Salât-ı Ümmiye getiriyoruz. Arkasından da İstiklâl Marşı’nı orijinal bestesiyle söylüyoruz.

TOPARLANIN, GİDİYORUZ!

Nereye mi? Nereden geldiysek oraya.. İnsanın nereden geldiği konusunda sarih bir fikri olmasa da mutlaka bir yerden geldiğini idrak edecek seviyeyi tutturması iyidir.

İstiklâl Marşı, İstiklâl Harbi’nden Önce ve Onun Kazanılması İçin Yazıldı.

 

İstiklâl Marşı, İstiklâl Harbi’nden önce ve onun kazanılması için yazıldı; buna bir katkı ya da destek olmak üzere yazıldı. Yoksa işler bittikten sonra hikâye olsun diye değil. İstiklâl Marşı, eğer dünyada Türk hayatı diye bir şey varsa, bu Türk hayatının en kritik döneminde yazılmış bir metin. Türk hayatı şimdiye kadar bir şekilde vardı, bundan sonra da olacak mı sorusuna cevap vermek üzere yazılmış bir metin İstiklâl Marşı. O yüzden İstiklâl Marşı’nı Türk hayatı dediğimiz şeyin varlığı ve idamesi için elzem bir unsur olarak görmek bizi bir araya getiriyor.

 

İsmet Özel, Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklâl Yürüyüşü, s.163