Sakarya Zaferimiz tesirsiz bırakılmak istendiği için Misak-ı Millî tahakkuk ettirilmemiş, İstiklâl Marşı rafa kaldırılmıştır. Türk’ün asıl zaferi olarak Sakarya Zaferimizin değil de “30 Ağustos”un gösterilmesi Sakarya Zaferimizle Büyük Taarruz arasındaki bir senelik zaman boyunca neler olup bittiğinin Türk milleti tarafından sorgulanacağı korkusu yüzündendir. Korkunun ecele faydası yok. Her ne kadar biz İstiklâl Marşı Derneği olarak bugüne kadar İstiklâl Marşı’nı raftan indirememiş olsak da bu gayretimizden vazgeçmeyeceğiz. İdeologisi İstiklâl Marşı olan, millî yeminine sadık bir Türk siyasetini Allah’ın izni ile devreye sokacağız. Gayret bizden tevfik Allah’tan.
Gökhan Göbel, “Türk Zaferi Türk Siyaseti”, Hanyalı Konya, sayı 4, s. 14
Biz İstiklâl Marşı Derneği üyeliğini Türkiye’de insanları hem hakarete maruz bırakıp hem de onların enerjilerini kötü niyetlerine alet eden insanların bizimle münasebettar olmama şartına bağlıyoruz.
Bayrağımızda bir ay-yıldız var. Ay-yıldız mı var yoksa hilal ve yıldız mı var? Önce ay-yıldız var diyelim, bu ay-yıldız nereden neşet olmuş?
Biz şu anda ne isek dünyanın bundan sonra alacağı şekil de birebir bizim bugünkü halimizle irtibatlıdır. Defalarca, yıllarca söyledik. İstiklâl Marşı sadece 12 Eylül 1980 darbesinden sonra hazırlanan ve 1982 yılında halk oylamasıyla resmiyete kavuşan Anayasa’da zikrediliyor.
“İnsan hayra dua ediyormuşcasına şerre de dua eder. Çünkü insan pek acelecidir.”17/11
"İstiklâl Marşı Türk milletinin geleceğinin karartılamayacağı konusunda hem bir vaat, hem bir teçhizat, hatta mühimmat olarak düşünülmüştür. İstiklâl Marşı’nın varlığı bir milletin gelecek başarılarının çerçevesi çizilmek için doğmuş bir şeydir.
Türkiye’de 12 Eylül’de sonra yeni bir askeri müdahale olup olmayacağı çevresinde dönen bir soruşturmaya cevap verirken hatırımda kaldığı kadarıyla şöyle demişti bir zaman önce Aziz Nesin:


