
Yani her aşamada önümüzde Türkiye için hayrı talep eden, hayır için dua eden enayiler ve Türkiye’nin asla paçasını kurtaramayacağını düşünen uyanıklar vardı. Bugün hâlâ aynı şey söz konusu. Onun için bu süreci bilmemiz lâzım, bizim kendi yerimizi seçmemiz lâzım. İstiklâl Marşı Derneği bu seçimi kolaylaştırmak için faaliyet gösteren bir dernektir, İstiklâl Marşı’nı bir talimat olarak kabul eder. Çünkü İstiklâl Marşı talimatla başlar, “Korkma” der. En son mısraı nedir: “Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!” Yani biz hak edilmiş şeyi elinde bulunduran bir milletiz, neyi hak ettiğimizi bilmemiz lâzım. İstiklâl Marşı metni neyi hak ettiğimizi bize öğretir.
İsmet Özel, Uç Beyi, Uç Uç Böceği, Türksüz İslâm, Kimin Neyi?, 23 Ekim 2010, Ankara
“İnsan hayra dua ediyormuşcasına şerre de dua eder. Çünkü insan pek acelecidir.”17/11
12 Mart 1921’de İstiklâl Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marşımız olarak kabul edildi. Daha Sakarya Meydan Muharebesi olmamıştı, bizim istiklâlimizi kazandığımıza dair bir sarahat yoktu.
1965 yılında Fener Patrikhanesi ve Vatikan, karşılıklı olarak aforozlarını kaldırdılar. 1965 yılında. Yani o zamana kadar Fener Patrikhanesi ve Vatikan biri diğerini kendi itikatlarına göre kafir sayıyordu, biri diğerini Hıristiyan kabul etmiyordu.
İstiklâl Marşı Latin Hurufatıyla Kaleme Alınmadı.
Biz İstiklâl Marşı Derneği’yiz. Nasıl Yazıldıysa Öyle!
Sancak bir orduya ait ama hangi orduya ait? Sancak İslâm ordusuna ait bir tabirdir. Başka kimsenin sancağı yok, bir bizim sancağımız var. Bu sancak da sancak-ı şeriften geliyor.
Marşımızın isminde yer alan istiklâl / استقلال kelimesi Arapçada olmayan bir kelimedir. Daha doğrusu evvelden olmayan günümüzde ise kullanılan bir kelimedir.
“O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak
O benimdir, o benim milletimindir ancak”


