Bugün hâlâ bir devlet devamı bahis konusuysa bu İstiklâl Marşı’nın gösterdiği hedefin yeniden anlaşılmasıyla veyahut gerçek boyutlarıyla anlaşılmasıyla mümkün olacaktır. Onun için İstiklâl Marşı Derneği “son ocak” oluyor. İstiklâl Marşı’nın yeniden anlaşılmaması halinde Türkiye’nin bir daha ülke olarak adının geçmesi ihtimali sıfırlanacaktır. “Korkmayın, Türkiye’ye bir şey olmaz!” diyenlerin hepsi Türkiye’nin haritadan silineceğini gayet iyi bildikleri için halkı atıl tutmaya çalışan insanlardır. O yüzden bizim İstiklâl Marşı’nı anlamamız, İstiklâl Marşı’nın tarihteki yerimizi tanımada nasıl işe yarayacağını keşfetmemiz gerekiyor. Eğer biz bir millet bütünlüğü fikrine yabancı kalırsak... Türkiye öyle bir ülke haline geldi ki insanlar Kanada’ya yerleşmeyi hayatlarının kurtulması olarak düşünüyorlar. Dolayısıyla bu insanların Türkiye’nin haritadan silinip silinmeyeceği konusunda samimi fikirleri olduğunu kabul etmek çok zor. Kendi kurtuluşunu Türkiye dışında arayan bir insanın Türkiye’nin istiklâliyle ilgilendiğini söylemek çocukça bir şeydir.
İsmet Özel, Ne Kaçaklara Ne de Oturaklılara Marş Gerektir, 11 Ocak 2011, Adana
Biz İstiklâl Marşı Derneği olarak kurulduğumuz günden itibaren şunu söylüyoruz: İslâm’ın içinde hiçbir kötülük yoktur ama İslâm’ın dışında hiçbir iyilik yoktur! “Bunu gâvurlar daha iyi yapıyor” dediğiniz zaman İslâm’ın dışında bir iyilik arıyorsunuz demektir.
Ülkemizde 1928 yılından sonra gözü kör eden kâtiplerin hükmü kalmadı. Latin harfleriyle okuyup yazmaya başladığımızdan bu yana önce mürettiplerin, sonra dizgicilerin ocağına düştük.
İstiklâl Marşı’nın beste yarışması açılmıştır. Yirmi dört beste gelir ve bir karara bağlanmaz, İstiklâl Marşı bir besteye oturtulmaz. 1930’a kadar İstiklâl Marşı yirmi dört farklı besteyle değişik değişik bölgelerde söylenerek gelir.
1965 yılında Fener Patrikhanesi ve Vatikan, karşılıklı olarak aforozlarını kaldırdılar. 1965 yılında. Yani o zamana kadar Fener Patrikhanesi ve Vatikan biri diğerini kendi itikatlarına göre kafir sayıyordu, biri diğerini Hıristiyan kabul etmiyordu.
Hepinizin bildiği gibi, Mehmet Akif Ersoy bütün şiirlerinin yer aldığı Safahat'a İstiklâl Marşı'nı dâhil etmemiştir. Bunun sebebini sorduklarında "O benim eserim değildir, milletimin eseridir." demiştir.
İstiklâl Marşı İle Asrın İdrakine Baktığımızda Gayet Net Bir Tablo Görürüz:
1. Asrın idraki bize her şeyin imkânlar nispetinde mümkün olduğunu; önce imkânları ele geçirmek gerektiğini telkin ediyor.
"İstiklâl Marşı Türk milletinin geleceğinin karartılamayacağı konusunda hem bir vaat, hem bir teçhizat, hatta mühimmat olarak düşünülmüştür. İstiklâl Marşı’nın varlığı bir milletin gelecek başarılarının çerçevesi çizilmek için doğmuş bir şeydir.
İstiklâl Marşı Safahat’ta Yer Almaz
İstiklâl Marşı bir şekilde ortaya çıktı. Burası İstiklâl Marşı Derneği ama burası Mehmed Akif derneği değil. Ben İstiklâl Marşı Derneği başkanıyım ama burası İsmet Özel derneği de değil.


